Kayıtlar

Haziran, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Helfgott gibi hayata kosmak!

Resim
David Helfgott ile tanışmam 2009 yılına rastlar. Bir gün gazetede pineklerken yazıişleri müdüründen bir mail geldi. ‘Şizofren dahi İstanbul’a geliyor, gazeteye haberini girelim’ diye. İster cahil, ister cühela diyebilirsiniz o zamana dek bu muhteşem piyanist hakkında herhangi bir bilgiye sahip değildim. Müdürümüz gelip ‘Hemen bir röportaj ayarlayalım’ dedi. Bana da o gece Helfgott’un ilham kaynağı olduğu ‘Shine’ filmini izlemek düştü.

Geoffrey Rush zaten çok sevdiğim bir oyuncudur. Her Marquise de Sade hayranı gibi ‘Quils’ filminde panik atak derecesinde heyecanlandığım , kalbimin ağzımda attığı dakikalar oldu. Bu filmi de görev bilinciyle DVD’ye yerleştirdim. Rush’a ‘En İyi Erkek Oyuncu Oscarı’nı kazandıran bu başyapıt resmen gecemi değiştirdi. Kah ağladım, kah güldüm. Helfgott’un baskıcı babasının çocuğuna uyguladığı şiddet, küçücük bir çocuğun Sergei Rachmaninoff’un 3. Konçertosu’nu çalmayı hayatının en önemli meselesi haline getirmesi ve bu tutku yüzünden travma geçirip 12 yıl ak…