Açıkhava'da eski bir dost: Teoman






Benim gibi 1984 doğumlu olanların ergenlik dönemine damga vurmuş adamlardan biridir Teoman... Papatya'sı, Ne Ekmek, Ne de Su şarkısı ilk çıktığında bize kendimizi bayağı bir rockçı hissettirirdi. Sonrasında 'Sus Konuşma', 'Yağmur' gibi hitleri geldi. Hep bir devamı oldu bu güzelliklerin...

Teoman'ı ilk kez Erdek'te bir konserinde izlemiştim. Meydanda bir halk konseriydi. O zamanlar vokalisti sonrasında kendi başına albüm çıkaran Pamela Spence'di. Ve Teoman çok müthiş bir sahne performansı sergilemişti. Sahnede Pamela ile cilveleşmeleri, şarkı söylerken birbirlerine yaptıkları hareketler o dönem kafamda 'ikisi takılıyorlar' hissi uyandırmıştı. Bu konserin üzerinden en aşağı 15 sene geçmiştir...

2007 yılında kendisiyle çok bomba bir röportajım oldu. Teoman'ın en delifişek zamanlarıydı... O'na çapkınlıklarıyla ve bunları sürekli sarhoşken yapmasıyla ilgili "Alkollüyken karşısındaki kişi daha güzel görünür insana. Siz de bu yanılgıya düşüyor olabilir misiniz?" diye sormuştun o da tüm samimiyetiyle "Arkadaşlar uyarırlar, eğer kız çok çirkinse...." demişti.

(Röportajın tamamını okumak isteyenler için linki: http://haber.gazetevatan.com/0/111411/8/magazin)

Yeri geldiğinde ayyaş, yeri geldiğinde serseri ama kendisinin de ifade ettiği gibi poligamiyi çok seven Teoman, 2011 yılında müziği bıraktı. 2012'de de evlenerek hepimizi şaşırttı. Teoman artık sarhoş görüntüleriyle değil de, hafif çıkmış göbeği, kır saçlarıyla gazetelere haber oluyordu.

Bu yıl, sürpriz bir kararla müziğe döndü. Ve Vodafone sponsorluğunda bir kaç tane konser verdikten sonra dün akşam er meydanı kabul edilen 'Harbiye Açıkhava'da idi.

İlk gördüğümde hakikaten eski bir dostu görmüş gibi oldum. Çünkü benim dönemimde çok fazla anı yüklediğimizden onun parçalarına, aramızda manevi bir bağ oluşmuş.

Bir kere şunu söyleyeyim... Kirli Kedi ve Atlantis Yapım muhteşem bir organizasyona imza atmış. Açıkhava'da neredeyse adım atacak yer yoktu. Teoman çıkınca bir çığlıktır patladı... Hepimiz onu çok özlemişiz.

Rüzgar Gülü'yle başladığı konserin, Renkli Rüyalar Oteli, Paramparça gibi klasikleriyle devam etti. Konsere tam saatinde çıkmasına şaşırdım. Çünkü daha önce izlediklerimde bayağı gecikmişti. 21:30'da sahneye çıktı, 22:00'de "Biraz sonra çalacağımız şarkıdan sonra ara vereceğiz' diyerek daha ilk yarım saatte konsere ara verdi. Ara verişi bile Teoman'a özgüydü ama şarkının ortasında sahneyi müzisyenlere bırakarak birden kulise gitti ve herkesi sudan çıkmış balığa döndürdü.

23:00 sıralarında 'Sonuna yaklaşıyoruz, ayağa kalkın da bir neymiş görelim' diyerek herkesi ayağa kaldırdı ve 10 dakika sonra şarkıyı bitirip veda etti. Sevdim Seni Bir Kere, Papatya ile bis yapsa da konser 23:30 olmadan sona ermişti.

Harbiye Açıkhava'da bu sene birkaç konsere geldim. Sezen Aksu 01:15'te, Gökhan Tepe keza 01:00'da, hep böyle seyirciyi doyurup da gönderdiler.

Teoman'ın sahne performansı tamam harikaydı, ama seyirciyle tek kelime bile diyalog kurmadı. Bence onu özleyenlere iki kelime edebilirdi. Sahneyi erken terketmesi de ayrı bir üzdü bizi. Çok güçlü bir sesle, muhteşem kelimelerle bezenmiş şarkı sözlerini hepimiz severek dinledik, ama sanki hemen gitmek ister gibiydi.

Bu da akıllara, bir dönem gazetelerde çıkan 'Maddi sıkıntılar yüzünden mi müziğe döndü' sorularını getirmedi değil. Ya da Teoman'ın üzerine bir evlilik harareti çöktü...

Kendisini yıllardır takip eden bir müziksever olarak naçizane kapanış cümlelerim ise şöyle olacak: Bir an önce eski haline dön Teo, sen değerli bir müzisyensin.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

NEJAT İŞLER’İN KASASI AÇILDI!

BALIK ETLİ KADINI ANLAMA KILAVUZU!

GÖRKEMLİ DUBAİ'DEN KÜÇÜK SIRLAR!