Okuyunca hamile kalmak istedim!


Bu sabah bayağı zor kalktım. Her gün olduğu gibi rutin bir şekilde hazırlanıp, Çağlayan'daki işime gitmek üzere otobüse bindim. Kulağımda 'Kantin' radyosundan uyanmamı sağlayan hareketli parçalarla yolculuğuma devam ediyordum ki karşıma bir kadın oturdu. Sonradan Türkmenistanlı olduğunu öğrendiğim, incecik, naif, çok tatlı bir kadın. Normalde kendimi dışarıya kapatmayı severim. Ama kucağında o kadar tatlı bir bebek vardı ki annesinden rica ettim 'fotoğrafını çekebilir miyim' diye ve çocuğun o şişman kollarını, bacaklarını, çekik gözlerini görünce bir mutluluktur aldı beni.



Sonra gazeteye geldim. Ve şöyle bir yazı okudum: "TRT 1 ekranlarında yayınlanan 'Ramazan Sevinci' programına konuk olan Türk tasavvuf düşünürü ve avukat Ömer Tuğrul İnançer "Hamileliği davul çalarak ilan etmek bizim terbiyemize aykırıdır. Böyle karınla sokakta gezilmez. Her şeyden önce estetik değildir. 7-8 aydan sonra anne adayı biraz hava almak için beyinin otomobiline biner, biraz dolaşır. Sonra akşam üstü çıkarlar... Şimdi ise maşallah, kanatlısı kanatsızı televizyonlarda uçuşuyor. Ayıptır ayıp. Bunun adı realizm değildir. Bunun adı terbiyesizliktir"



Cidden tüylerim diken diken oldu arkadaş... Anneleriniz belli ki sizi böyle kapalı kapılar ardında doğurmuş ki beyninize oksijen gitmemiş. Ayıptır, günahtır demek az kalıyor. Yani bir insan dünyaya yeni bir birey getireceği için dışarı çıkması, hava alması, güneş görmesi, elbise giymesi yasaklansın... Bu nasıl bir zihniyet? Hep kimi zaman geyik, kimi zaman ciddi bir şekilde derler ya 'Böyle bir dünyaya çocuk getirmek istemiyorum' diye... Öyle bir dünyayı geçmişte bana resmetmemi isteseler tam da bu alkolü yasaklayan, özgürlükleri kısıtlayan, hukuksuz bir sistemi canlandırırdım zihnimde. Ama bu kadar da değil. Hamile kadınlara bulaşacak, onları aşağılayacak kadar değil.

Bir kere utan yahu! Annelik kutsaldır. Hani nerede sizin 'Cennet annelerin ayakları altındadır' söylemleriniz? Hiç mi hamile olmadı etrafında? Bir kere hamile kadın duygusaldır, kırılgandır, hassastır. Sen; en sevgi görmesi gereken dönemlerinde onları toplumdan dışlamayı öneriyorsun. Yazıklar olsun.

Eğer bu bebekler, ileride karısını- kızını bıçaklayan, minicik çocuğunu gözünü kırpmadan yaşlı bir adamla evlendiren, dolaylı dolaysız ölüme sebebiyet veren insanlar olursa, bunların suçlusu işte tam da sizsiniz!

Ve biz sana inat sevdiğimiz adamlardan hamile kalacağız, çocuklarımızı daha doğmadan yemyeşil parklarda gezdireceğiz, yeri gelecek eyleme katılacağız, yeri gelecek konsere. Ama hep toplum içinde olacağız. Böyle rezil bir dünyaya çocuk getirip, o çocuklar için bu dünyayı mutlulukla boyayacağız.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

NEJAT İŞLER’İN KASASI AÇILDI!

BALIK ETLİ KADINI ANLAMA KILAVUZU!

GÖRKEMLİ DUBAİ'DEN KÜÇÜK SIRLAR!