Sean Penn'i geçtim, bir Mehmet Ali Alabora olamadın!


Radyo D'de program yaptığı yıllardan beri Okan Bayülgen, benim şahsi hayatımda var. Son bir kaç yıldır hiç izlemememe rağmen, kendisi 'çizmeye çalıştığı imaj' vesilesiyle gözümde kimi zaman alternatif, kimi zaman entellektüel, kimi zaman aktivist bir insandı. Ama hep bir samimiyetsizlik seziyordum. Pucca tarzı yazarlarla dalga geçip programa çıkarmalarından, üç kuruşluk mankenlerle ironi yapacağım hesabına reyting alma çabalarından falan fena halde irrite olmuştum.. Ve özgür irademi kullanarak her ne kadar mesleğim 'magazin'le ilgili olsa da uzun yıllardır yaptığı işleri takip etmiyordum.

Mayıs ayı sonunda Gezi olayları başladı. Bayülgen'e bakıyorsun kah eylemleri videolar'a çekiyor, kah ağzı yüzü kıpkırmızı eylemlerden dönüyor... Kendi kendime düşündüm. Dedim ki : Bu adam belki de gerçekten bir aktivist. Ve haklı olduğu konuları özgürce savunabiliyor. Belki de ben bir popüler kültür figürü olduğundan dolayı ona önyargılı yaklaşıyorum. Bu önyargımı kırmalıyım. İnanır mısınız? Ona sempati besleyip, facebook'ta Gezi'yle ilgili 'Okan Bayülgen' imzalı bir mesajı, sayfamdan bile paylaştım.



Ve az önce bu adam sandığım Okan Bayülgen'in 'Online Medya Derneği'nde 6 dakikalık bir konuşmasını izledim. O 6 dakikalık video, onun (yaş itibariyle geçmişine çok gidemiyorum) 13 yıllık kariyerini (Televizyon Çocuğu'ndan itibaren) gözümde bitirdi.

O konuşmada şöyle ifadeler geçiyor "Benim ismimle yazılan twitter hesaplarından dilini kesinlikle onaylamadığım şeyler yazılıyor. Birileri de bana teşekkür ediyor. Adamsın adam. Adamın dibisin diye yorumlar geliyor." Valla çok haklısın. Öyle cesur yazıları bir dönek değil ancak bir 'adam' yazabilirdi.

Bir diğer dakikada "Size en önemli nedeni söyleyeyim mi? Hava güzeldi. Bitti. Gençlerin yeterince gidecekleri eğlence yoktu. Aynı şey soğuk havada olmazdı." diyor. Toplumsal bir direnişe yapılan küçümseme ifadesine bak... Bayülgen ve zavallı kibri...

"Geziye iki kere gittim. Bir tanesinde ne oluyor diye bakmaya, bir tanesinde kitap okumaya. Sokakta olmadım. Yemek yemeye gidiyorum. Yokuşu çıkarken gazı yiyorum. Gözler kan çanağı eve koşuyorum. Beni alkışlıyorlar 'Okan eylemden dönüyor ' diye. Sırf bunu kırmak için 'Ben tatile geldim' yazdım." diye buyuruyor sonra... O zaman fotoğrafını çeken gazetecilere deseydin 'Benim eylemlerle ilgim yok, yanlışlıkla gaz yedim' diye... Ama rüzgar nereden eserse ona göre hareket etmek dah amakbul sizin lugatınızda.

Şimdi senin Beşiktaş'taki trafiği kapatıp, sonra Başbakan'dan özür dileyen, onun önünde diz çöken Şafak Sezer maymunundan ne farkın kaldı?



Eğer diyorsan 'Ben hamur gibi yoğrulurum, her devrin adamıyım, bir gün eylemciyim, öbür gün dönerim, benim meşrebim böyle' Onu anlarım. Ama entelim, aykırıyım, farklıyım ayağına yıllarca seni izleyen, seni bugünlerine getiren, senin muhalif yönün için yanında duran kitleyi karşına alırsan, o zaman büyük hata etmiş olursun.

Sean Penn'i geçtim, bir Mehmet Ali Alabora bile olamadın.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

NEJAT İŞLER’İN KASASI AÇILDI!

BALIK ETLİ KADINI ANLAMA KILAVUZU!

GÖRKEMLİ DUBAİ'DEN KÜÇÜK SIRLAR!