Rakı meselesine Bigalı bakışı!




Vay be… Sonunda türkülerin içindeki rakımıza da bulaştılar. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bursa’daki Balkan Göçmenleri Federasyonu’na bayram ziyaretine gittiği gece ses sanatçısı Fahriye Güney, “Vardar Ovası” türküsünü söylemek isteyince “Onda rakı falan geçiyor. Başka bir şey söylesin. Ben yokken söyle onu” demiş…

Nakaratında “Vardar ovası Vardar ovası .Kazanamadım rakı parası” sözleri geçen türküyü henüz ilkokul ya da ortaokul sıralarındayken öğretmişlerdi bize. Milli Eğitim Bakanlığı’nın yönettiği okullarda hem de . Ben Ortaokul’dan mezun olalı 14 sene oldu. 14 sene içinde bu hükümet ‘Ben yokken söyle onu’ diyecek kadar rahatsız olmuş demek ki insan özgürlüklerinden.

Gece belli bir saatten sonra içki satışını yasaklamaları, alkol reklamlarına müdahale etmelerinden sonra şimdi geldi sıra şarkılara türkülere… Sırada neler var acaba ‘At Kadehi elinden, dökülsün meyler yere.., Bu akşam bütün meyhanelerini dolaştım İstanbul’un, ve daha niceleri… Mesela şunu düşünüyorum… Tanju Okan şu an yaşasaydı bu zihniyet yüzünden iş bulamazdı, çünkü bu zihniyet sadece kendi ortamında yasaklamıyor tüm bunları. Yasaklamayanlar üzerinde de baskı oluşturuyor ve dışlama tehdidi altında bırakıp kendi kurallarına uymaya zorluyor. Şimdi hasta olan Müzeyyen Senar… Türkiye’nin en büyük değerlerinden biridir… Sahneye çıktığı dönemlerde hem sesini hem de rakıyı tek dikişte içen, rakı bardağının üzerinde dikilen yiğit duruşunu hatırlarım. Bunlar hep çok güzel flashbacklerdir benim için…

Bu arada rakının hayatımdaki yeri de farklıdır. Biga’lı olmamla övünmeyi pek sevdiğim gayet iyi bilinir. Biz Trakya kültürüyle yetiştiğimiz için daha genç yaşlarımızdan itibaren rakının tadına bakmışızdır. Ve 30’uma merdiven dayadığım şu günlere dek rakı beni hiç yalnız bırakmadı. Lise mezuniyetimde de vardı, arkadaşlarımın düğünlerinde de, işten ayrılan arkadaşlarımın veda günlerinde de, sevgilimle kavga ettiğimde de, sevgilimle barıştığımda da… Hep oradaydı. Hem de tüm takımıyla beraber. Kalamarı, karidesi, beyaz peyniri, kavunu, favası, haydarisi, balığı…

Sen istersen onu türkülerden sil, istersen kitaplardan sil, her türlü yasağı koy. Bize unutturamazsın bu vefalı dostumuzu. Sabahları kalkar paragraf paragraf yazılar yazarız, geceleri soframıza onu misafir ederiz… Evimize de giremezsin ya? O yüzden şu söylenenler umrumuzda değil, sadece irrite oluyoruz. Senden ve senin kafandakilerden...

Bu arada Vardar Ovası’nın Atatürk’ün en sevdiği türkülerden olması bir tesadüf mü?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

NEJAT İŞLER’İN KASASI AÇILDI!

BALIK ETLİ KADINI ANLAMA KILAVUZU!

4,5 aydır Bozburun'da Yaşıyorum