BALIK ETLİ KADINI ANLAMA KILAVUZU!



Balık etli olmak ya da olmamak! İşte bütün mesele bu... Biz kadınların en büyük takıntılarından biridir kilo... Her daim aramızdan birini diyet yaparak, erimeye çalışırken ortamlarda görebilirsiniz. Kaçınız masanızda ‘Ben diyetteyim, yiyemem’ diyerek envai çeşit güzel yemeği geri çeviren hemcinsime rastlamadınız ki?

Ben aslında bunun psikolojik boyutuna girmek istiyorum ‘Şöyle kilo verelim, böyle verelim’ demekten daha çok... Kapitalist sistemin bize dayattığı bir şey zayıf olmak... Vitrinlerdeki kıyafetler hep zayıflara yakışır sanırsınız, ya da yılbaşında ‘Victoria’s Secret’ defilesine bakıp kadın- erkek iç çektiğimiz kadınlar hep zayıftır. Yıllarca beynimize yapılan algı yönetimi sonucunda zayıflık eşittir güzellik gibi bir fikir oluştu o eşsiz dimağlarımızda...

Kendimi bildim bileli zayıf bir kadın olmadım, hayatım boyunca balık etli denen grubun daimi üyesiydim. Ama deneyince güzel durmayan pantolonlar, yanların çıktığı blüzler falan, bana sonsuz bir diyetin kapısını açtı. Kafamda bu durum o kadar dalgalı ki, bir hafta diyete giriyorum sonra bir sonuca ulaşamayınca iki hafta gönlümü hoş ediyor, üçüncü hafta tekrar rejime başlıyorum. Bakın mesela, fotoğraflarda paylaştığım kadınlar dünyanın en seksi balık etli mankenleri arasında yer alıyor. Gayet taş değiller mi? Benim estetik algıma çılgınca uyuyorlar.



Şimdiye dek beni yememeye mecbur bırakan tek şey, eve beş öğün yemek gönderen bir sisteme ödediğim para oldu. O hırsla karşılığını da aldım, 6 kilo verdim. Ama, fakat, lakin.... Bütün bağlaçları kullanarak söylüyorum ki ‘Zayıf olmak zorunda mıyım? ‘ Bu hala aklımda soru işaretidir.

Çünkü diyet yaptığımda mutsuz oluyorum, çünkü istediğim şeyi yiyemediğim zaman hayattan aldığım zevk azalıyor. Hayattan aldığım zevk azaldığında çevreme daha agresif oluyorum. Çevreme daha agresif olduğumda huzursuz ortamlar yaratıyorum. Huzursuz ortamlar yarattığımda uzayıp giden bir negatiflik zincirinin en sağlamda duran halkalarından birini oluşturuyorum.

Tüm bu ifadeler sonucu, kendimi beğenmediğim zannedilmesin. Nasıl bir megaloman olduğumu beni yakından tanıyanlar bilir. Sadece sistemin bize dayattığı prototiplere karşıyım. Tüm yanlış işleyen sistemlere karşı olduğum gibi. Öyle işte....





Yorumlar

  1. birde mağazaların size göre bedenimiz yok demedi daha kapının önünde 😠 ayol belki hediye alıcam. bi hoşgeldin de bacım dimi ama 😉

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

NEJAT İŞLER’İN KASASI AÇILDI!

FETHİYE’Yİ FETHETMENİN PÜF NOKTALARI!