GÖRKEMLİ DUBAİ'DEN KÜÇÜK SIRLAR!



Şu yaşadığımız toprakların ipe sapa gelmez halleri, insanın yazı yazma güdüsünü elinden alıyor. Blogumda kaleme aldıklarıma bakıyorum da, hep uzun uzun aralıklar var... Tam bir düzene oturtuyorum, bir olay patlıyor ve kendi kendine diyorsun ki; ‘Böyle ağır bir gündem varken, kim çiçek böcek okumak ister?’ Ama bu kez referandum kafasına rağmen ben ‘hayırlısıyla’ gittiğim, gezdiğim Dubai hakkında merak edene faideli bilgilerle tasvir edeceğim.

Yazılarımı baz aldığımda en fazla okunanlar ‘gezi’ ile ilgili olanlar. Demek ki tatilcilere güzel kaynak olabilecek bilgilere imza atabiliyorum. O yüzden usulca anlatmaya başlıyorum efem;

Dubai’ye gitmemin sebebi aslında bir iş gezisi.  Dünyaca ünlü Magrabi Optical’ın marka elçisi olan Tülin Şahin’le birlikte orada bir moda çekimi gerçekleştirdik.  Kaldığımız 3 gün içinde ise, benim de tavsiye verebilecek kadar bir dağarcığım oluştu. Şimdi size gidişten itibaren anlatıyorum:

SANKİ HİNDİSTAN’A GELDİK!

İşin bana en tuhaf gelen kısmı Dubai’ye gitmek için sadece bir vize formu doldurmak oldu. Almanya vizesi, tam turneye gideceği sabah çıkan biri için büyük bir devrim olduğunu iddia edebilirim.  Vizemiz çıktıktan sonra Sabiha Gökçen’den 09.30’daki uçakla Dubai’ye hareket ettik. Yaklaşık dört saatlik bir yolculuk sonucunda Dubai emirliğine ulaştık.  Dubai Uluslararası Havalimanı’na indiğimizde bizi adeta Hindistan halkı karşıladı. Dubai’nin işgücünün çoğunluğunun Hintliler ve Pakistanlılar’dan oluştuğunu böylece öğrenmiş olduk.  Pasaport kontrol sırasında önümüzde abartmıyorum toplam 600 kişi falan vardı. Fotoğraf çekecektim ama ülkeye alınmama korkusu galip geldi ve yavaşça elimi cep telefonumdan indirdim.  Dubai, girişte en sıkı kontrol yapılan ülkelerden biri. Göz taraması uygulaması var ama bana yapılmadı enteresan bir şekilde. Hatta önümdeki iki kadına geride durmalarını işaret ederek, beni çağırdı pasaport polisi ve ülkeye hak yiyerek girmiş oldum J Bu arada havaalanının içinden metroya bindiğimiz bilgisini de es geçmemek lazım.

Pasaportumuza giriş damgasını vurdurduktan sonra, sıra geldi taksi bulmaya. Dubai taksileri geniş ve ferah. Markaları ise genellikle Toyota. Taksi fiyatları bana hızlı artıyor gibi geldi, dikkatli olmakta fayda var. Dinar ve TL’nin değeri ise neredeyse aynı. O yüzden hesap yapmakta pek zorlanmazsınız. 



Taksiyle kalacağımız otel olan Dusit Thani’ye geçtik. Dusit Thani tam Dubai’nin Finans Merkezi’nin göbeğinde bulunuyor. Benim odam dünyanın en yüksek binalarından biri olan 828 metrelik Burj Khalifa’ya baktığı için seyahatime gayet kutumda büyük hissederek başladım. 



Akşam yemeği için Souk Al Bahar’a gittik.  La Postreria Restoran’ı gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim. Yediğim deniz mahsüllü makarna ve limonata 100 TL civarı tuttu, ama personelin misafirperverliği ve manzara paha biçilemezdi.




SUYUN LİRİK DANSI!

Genelde gittiğim ülkelerde macerayı seven bir insan olduğumdan, ekipçe Burj Park’a kadar yürüdük ve bizi muhteşem şarkılar eşliğinde su gösterileri karşıladı. Suyun lirik dansını izlemek ve onun önünde fotoğraf çektirmenin Dubai aleminde farz olduğunu o esnada keşfettim. Arap şarkılarında dans ettikten sonra otelin yolunu tuttuk.






AVM’DE EZAN VAKTİ!

Ertesi günü dünyanın en büyük alışveriş merkezi Dubai Mall’a gittik. İçeride 1200'den fazla mağaza olmasına rağmen, Türk dostlarıma şunu öneriyorum ki; kendinizi tutun ve alışverişi sakın ha buralardan yapmayın. Dubai’den ne aldıysam Türkiye’de 20-30 TL daha ucuz çıktı. Dolayısıyla ben oradan yediğim kazık mideme oturmuş bir şekilde geri döndüm.  



Dubai Mall’da ezan vakti her şey susuyor ve AVM’nin içine ezan veriliyor. Bu uygulamaya Türkiye’de pek rastlamamıştım ama belki de ben bilmiyorumdur. Bu arada yerel kıyafetle gezen her Arap erkeğinin yanında katıksız dört tane kara çarşaflı kadın bulunuyor.





HER YER BELEŞ Wİ-Fİ!

Alışveriş Merkezi, Arap kültürünün de etkisiyle lüksün dibine vurmuş. İçinde akvaryumlar, boydan boya yüzen adam heykelleri, en pahalı mağazalar hepsi mevcut. Ekip arkadaşlarıyla Starbucks’ta buluşmaya karar verdik ama AVM’nin içinde beş tane Starbucks olduğundan birbirimizi zor bulduk. Neyse ki her yerde beleş bir wi-fi hizmeti var J



TABAĞI 300 TL’DEN NUSR-ET!

Akşam yemeğini ise kentin en güzel yerlerinden birine kurulan Günaydın’da yedik. Cüneyt Asan da Dubai’deki şubenin başında duruyordu. Aynı ertesi gün gittiğimiz Nusret gibi.  Anladığım kadarıyla markalarını Dubai’de tanıtmak onlar için çok önemli. İkisi de müşterileriyle son derece ilgililerdi. Yurtdışında Türk restoranına gitmenin en güzel yanı ise Türk kahvesiyle vuslatı yaşamak oluyor. Kahve, nasıl birden badem gözlü oluyor anlatamam. Fiyatları merak ederseniz eğer, kişi başı bir ana yemeğin 300 TL’den başladığını söyleyebilirim Türk et lokantalarında. Eğer biraz Türkçe konuşmak, son ses Tarkan dinlemek istiyorsanız bu arzularınız karşılık bulacaktır.



KEMPINSKI’NIN ENFES MANZARASI!

Son gün de çekimler vesilesiyle Four Seasons ve Kempinski’de bulunduk. Four Seasons’ın denizini pek tavsiye etmiyorum. Plaj bembeyaz kum, fakat denize ayağınızı bastığınızda sanki denizanalarından bir halı var (Çok fena tarif oldu ama ne yapayım?) Kempinski ise son derece misafirperver. Özellikle Satış Direktörü Zeynep Hanım, 17 yıldır Dubai sakini ...Kibarlığı ve nezaketiyle size otelde hiçbir sorun yaşatmayacağının garantisini verebilirim. Zaten plajı da muhteşem bir manzaraya sahip. 




İş gezisi olduğundan gece hayatı konusunda pek tavsiye veremediğimi biliyorum ama benden çok daha önce giden annem Gülseren Sultan, Cavalli Club ve Armani Club’ı önerdi. Bir de Burj Khalifa’nın 123. Katında yemek yemeden dönmeyecekmişsiniz.

Okuyan, gezen, gören herkese iyi tatiller.






Yorumlar

  1. Dubai, daha çok BAE diyelim, 60% i Hintli ve geri kalan 40% lik kısımda pakistan, filipin ve çinliler bulunuyor. Kendi vatandaşını, yabancı insan kaynağı ile yaşatan bir sistem geliştirmişler. 9 milyonluk bir nüfusu düşününce, gelişen kültür ile ileride yaşanılır bir şehir/ülke olabilir BAE.

    YanıtlaSil
  2. Zehra'cım gene çok güzel bir yazı kaleme almışsın. İşten samimi ve bilgilendirici yazı için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  3. Dilek Dalliag23 Nisan 2017 23:46

    Âdeta yaşadım.. kaleminle ruhunun dansı buraya nüksetmiş velakin Dubai''yi bu güzel yazının ve senin hatrın olmasa çeker miyim? Bilmiyorum.. Belki 1 kez :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

NEJAT İŞLER’İN KASASI AÇILDI!

BALIK ETLİ KADINI ANLAMA KILAVUZU!